Güzel bir duman konseri sonrası 03.00 sularında uyumuştum.
Susuzluğun verdiği etki ile bütün “susuzluk” rüyalarını gördüm, uyanamadım.
Kan ter içinde 04.45 civarında uyandım, susuzluktan ölmek üzereydim.
Olay bu ya, evde 1 damla su yok.
Aslında biraz araştırmayla 2-3 yudum su bulabildim.
Yetmedi, su satan bekçimize indim,
Son suyu bilmem kaç numaralı daireye sattığını söyledi.
Çıldırmak üzereydim, yine eve çıktım.
Dolapta soğuk bir armut buldum, yedim. Hatta yemedim yuttum.
Nafile…
Üşenmekle olmuyor, açık dükkan aramaya başladım.
Yaşadağım semte sokayım, bir tane yakında açık market bulamadım.
Yılmadım yürüdüm de yürüdüm.
Sadece yürürken 1lt su kaybettim.
En sonunda fırında su buldum.
Fırında çalışan çocuktan 2 adet 1,5 lt su aldım, ona bu suyu bulmak için neler çektiğimi anlattım.
Boxerla çıktığımdan durumu anlamış, suları teslim etmişti.
Evet şimdi 1,5 lt suların biri bitti, diğerini sanırım içemeyeceğim.
Yatağa yattığımda da sola dönersem karnımdan “glup glup” sesler çıkacak, biliyorum.
Bir daha susuz kalmamak dileğiyle…
( unutma!! yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. )
UMUT @ saat 05:27 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
Ne zaman “hangi siteye girsem ya, aman birde falıma bakayım kaç haftadır bakmadım bi şeyle tutar belki” desem o gün fallar tutuyor. Acaba fallar inanılası bir şeyler mi? Nedir yani bu şimdi. 10da 9 diyoruz ve sıradaki rüküşümüze geçiyoruz…
21 Haziran 2007 - Bugün
Yeni bir iş teklifiyle karşılaşabilirsiniz. Birkaç işi de bir arada yapmak zorunda kalabilirsiniz. Bazı sürprizler sizi bekliyor olabilir. Bunlar genelde olumlu sürprizler ve duyduğunuzda hoşunuza gidecek olan gelişmeler. Parasal konularınızın çözümü vereceğiniz kararlara bağlı. Böylece toplum yaşamına ve aşka epey zaman kalacak. Duygusal yaşantınız da bu yüzden hareketlenebilir. Tatil planları yapabileceksiniz. Bu da size iyi gelecek. Fakat gece hayatından uzak durmaya çalışın. Bu sizin sağlığınızı hiç de iyi etkilemiyor.
UMUT @ saat 23:50 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
Yatıyorum ben, sol tarafa doğru yatacağım ki kolum uyuşsun. Kolum uyuşsun ki rahatsız uyuyayım. Rahatsız uyuyayım ki ne tam uyanayım ne de tam uyuyabileyim. Ne tamken uçabiliyorum ben rüyamda. Uçabiliyorken gezicem dört bir yanı. Gezerken saçmalayacağım iyice. İyice gezeceğim ki sabah uykusuz kalkmamın bir sebebi olsun. Sebebi olurken ben niye boş yazmaya başladım bu sıralar onuda öğreneceğim. Bu sıralar…
UMUT @ saat 01:17 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
Vay anasını diyesi geliyor insanın sayın seyirciler. Sen kalk, bu kış kıçını sıkıp Tokyo’ya gitmek ya da interrail yapmayı düşün. Kur sitelerinden ytl/japon yeni çevirmeleri falan yap. Bütçeni belirle, birde ne göresin? Sadece Tokyo’ya gidiş 7.000 küsür YTL. Yok artık!
Şu konuyu bugün okuyunca daha da gaza gelmiştim, çok fena gaz yapmış olacaktı ki her şey düşünüyordum. Ta ki kafam dank etti, thy’den birde uçak bilet fiyatlarına bakayım derken şok yaşadım. Bak sinirden düzgün cümle bile kuramıyorum, tamam derin nefes; özne tümleç yüklem.
Hayaller işte, aman neyse.
UMUT @ saat 01:12 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
şimdi arayanlar hatırlattıda, öss için bana başarılar diliyorlar. bende kendime diliyorum. bu sene gideceğim yer belli, zamanı gelince söylerim. öptüm
UMUT @ saat 22:36 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
Koşmak…
Ergenliği atlattığımdan sonra bir kez deneyip tam anlamıyla bayıldığım aktivite. Oysa toyluğuma gelmemiş olsaydı da o zamanlar şimdi bağımlısı olduğum endorfinime kavuşsaydım.
Son 5 gündür akşamüstleri koşmaya başladım. Aslında buraya yazmayı ilk gün düşündüm, sonra dedim yine bırakırsam bir daha bloga uğramaya yüzüm olmaz. Şimdi ise kendime güvenerek yazıyorum, evet ben bir endorfin bağımlısıyım.
İlk gün koşarken daha doğrusu koşmuyorken pistte sadece hızlı yürüyüş yaptım. Pist demişken, bildiğin büyük park işte. Bu büyük parkta ben işe giderken koşan/yürüyen insanları zaten görüyordum. Neyim eksikti? İş çıkışları başlamıştım bende koşmaya.
Biraz önce tam 8 tur attım o parkın çevresinde. Koşan bir elemandan aldığım bilgilere göre parkın çevresi 1.200mt imiş. (1.2km yazınca kısa geliyor, üzülüyorum) Doya doya endorfin tattım, sinir ve stressten kurtuldum. Sadece canım istediği için koşuyorum artık ve koşarken kendi monologlarımda boğuluyorum. Öneririm...
(bilinç akışı tekniğiyle bloga yazı yazmak, part 1)
UMUT @ saat 22:26 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
Gün geçmiyor ki yeni bir parça keşfetmeyeyim dostlar. Öylesine denk geldi ama sözleri oldukça güzel. Sözler tanıdık gelsede biraz araştırdım bulamadım. Dinleyin bakalım demo olduğunu kavrayıp sevebilme ihtimaliniz oldukça yüksek.
Parça adı : Bilinmiyor
Söyleyen : Adını biliyorum ama emin olmadığım için yazmayayım.
Tür : Demo
Sözleri:
Belki dönmem işte bu yüzden sana,
Birkaç kelime söylemek zorundayım.
Ben aslında seni,
senin sandığın gibi,
seni sevmez değilim,
senin için deliydim...
Belki şimdi, beni eskisi gibi,
eskisinden daha da az
belki hiç sevmiyorsun.
İlk defa bu şehire, pişmanım geldiğime
çünkü bunları sana çok zamansız söyledim.
Olsun ama olsun,
inan mutsuz değilim.
Şu an tek bildiğim,
biraz huzur bulduğum...
Download: Rapidshare
UMUT @ saat 23:23 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }