eFENDy.NET / { gevezeliğimin işe yaradığı tek yer! }

24 Mayıs 2007

lost!

sevgili blog,
şu an şuursuz modunda yazı yazıyorum.
lost 3.sezon bitti.
sabah indirdim az önce bitirdim 1,5saatlik finali.
yok böyle bir şey ?!
şubat 2008'e kadar beklenir mi be beklenir mi!
off blog of!
lanet olsun.
bir bölümde bu kadar çok şey yaşanır mı.
en kısa sürede unutup tekrar izleyeceğim

late
fate
hate
lost

{ sms | s.s.s | © }

20 Mayıs 2007

Dizilerde kendimi aramam, misal

22dakika.org var takip edenler bilir, diziler hakkında tanıtım ve bölümlerin incelendiği bir yer. Ne zamandır yazacağım, bu sitenin sloganı tam benlik. “Hayatın anlamını dizilerde arayanların sitesi”. Biri bana mı seslendi?

Öncelike izlediğim dizileri yazayım;
Lost, Heroes, Prison Break, Nip/Tuck, My Name Is Earl(*) ve Dexter(*).

Yıldızlı olanlar yeni başladıklarım, aslında tam aradıklarım. Lost bilindiği üzere mistik, heroes bilim kurgumsu fantastik, Prison break aksiyon, Nip/tuck dram hatta hardcore.

My Name Is Earl - Randy Hickey

My name is earl’ü birkaç kez cnbc-e’de izlemiş ama birikmesini beklemiştim. Geçen ay artık yeterince biriktiğini düşünüp izlemeye başladım. Earl, kardeşi randy ile birlikte takılan biri. Bir gün başına gelen olaylardan ötürü karma felsefesine inanıp yaptığı tüm kötülükleri düzeltme kararı alıyor ve bir liste yapıyor. Sitkomlara hemen ısınamayan ben resmen hastası oldum. Earl’ün hikayesinde zaman zaman kendimide bulduğumuda rahatlıkla söyleyebilirim. Abd dizileri diye boşuna kıçımı yırtmıyorum, bir yan karekter yapıyorlar ana karekteri destekleyen ve o ana karekteri bile bastırabiliyor. Earl’ün kardeşi Randy gibi! Randy kısaca armut biri. Ama monolog performansları, çektiği aşk acıları ve söylediği şarkılar(**) ile cidden kendini sevdiren biri. Özetle : “Hastasıyım”. Hayata bakış açısını seviyorum adamın, al yanına gezdir.

Dexter’ın birinci sezonunada bu hafta başladım, nip/tuck’tan sonra kan gibi şeyler artık beni ürkütmüyordu ama gerilim dizisi olarak başarılı buldum. 5.bölümünüde izlemiş biri olarak söyleyebileceğim şey başarılı bir yapım.

An gelir işten gelmişsinizdir, yorgunsunuzdur.
Canınız makara yapmak ya da ayaklarınızı uzatıp keyif yapmak.
Ve bu keyfin yanına biraz gülmek istersiniz ya.

İşte “My name is Earl” bence böyle bi durumluk dizi. İzlerken az uyumadım, ya da gülmekten yarılmadım. Ve best of Randy Hickey! :)

Randy Hickey – My Name Is Earl – Time After Time:
(her ilişki sonrası söylediği şarkı)


Randy Hickey – Randy Mavi Ekran olayını keşfediyor:


İzleyin, izletin.

{ sms | s.s.s | © }

Sınırsız Duman

{ sms | s.s.s | © }

19 Mayıs 2007

a DRUM story

a DRUM story by UMUT Master
{ sms | s.s.s | © }

eFENDy

efendy

hımm şöyle bir şeye denk geldi gözlerime webde.
şahsen ben efendi.net 'i alacaktım ama doluydu ondan yani efendy.net falan, vurmayın

{ sms | s.s.s | © }

06 Mayıs 2007

Usengec Bunye

Geçen gün mekan reklamı yapmıyım ama msnden tost siparişi verdim, 20 dakikada elime ulaştı. Çok hoşuma gitti, birde karşımdaki tostçu “ok, tmm” tarzı mesajlar atınca daha bi yavşadım, extra malzeme karşılığı avatar yolladım karşımdakine. Sonra engelledim, o ayrı.

Bu teknoloji ne garip bir şeydir, seviyorum ve hastasıyım.

{ sms | s.s.s | © }

2006-07 Besiktas

Dört senedir şampiyonluk yüzü göremeyen bu bünye dün akşam oldukça heyecanlı bornovadaydı. Hakikaten inanıyordum yenersek şampiyon olacaktık. Olmadı anasını satayım, olmadı. Önceleri pek bi maç muhabbetine girerdim blogda, artık girmiyordum şampiyonluk yazısını hazırlamayı bekliyordum. O da olmadı işte. Sağlıkta olmadı, sinirlendim biraz.




Aslında geçen hafta cumartesi kafama bazı şeyleri takmıştım, canım sıkkındı ve maça gitme kararı alıp eşi dostu arıyordum. Sonra bi bilet kargaşası çıktı, bende hiç kovalamadım bu işi iptal ettim gitmeyi. O anlık psikoloji ile deli gibi gitmek istiyordum ama sonra bu hevesim geçti. Hevesten kastım sadece maçı İnönüde izlemek, Beşiktaş benim için hevesten öte zaten. Neyse ne diyordum yeneceğimize inanıyordum, erken gol yedik ama ben sinirlenmemiştim pek. Maç bitti tabiki suratımdan düşen bin parça öyle yürüyordum. Eve gelince aslında o kadar sinirlenmediğimi de fark ettim. Zaten maç bitim düdüğü çalar çalmaz suskun telefonum susmamaya başladı. Meşgule vermekten ben sıkılmıştım ama, konuşacak durumda olduğumdan değil ortamdaki küfürleri arayan eş dost ve akrabaya duyurmamak içindi bu tutumum.



Evde tek tek aradım hepsini, zaten açınca telefonu apaçi gibi saldırdılar. Tebrik ettim pek huyum olmasa da, kupa maçı sonrası intikamlarını almalarına müsaade ettim. 2,5 saat telefonda vakit harcadım pek huyum olmamasına rağmen. Şimdi bir sonraki sezona saklıyorum şampiyonluk yazısını, o güne kadar yine çok fazla futbol hakkında yazmamayı tercih ediyorum

{ sms | s.s.s | © }