free as a bird
Freeeee as a birrrdd niraları ata ata çok fena uçasım var. İlk başta Akbank reklamı (sanırım çalıntıymış bu reklam, parçanın klibi ile galiba) ile hoşuma giden, sonradan The Beatles parçası olduğunu öğrendiğim “free as a bird” şarkısı bu kıvama soktu beni. Reklam oldukça güzeldi, ne anlattığı umrumda olmasa da uçuyormuş hissi verdi bana. The Beatles’ı hazırlık sınıfında ingilizce dersinin kitaplarında Oasis ile görüyordum da, gerek ön yargı sorunum ve üşengeçlik sayılabilecek sebeplerden ötürü hiçbir parçasını dinlememiştim. Velhasıl bu parçayı çok beğendim, daha önce dinlemeyenlere şiddetle tavsiye ediyorum.

Her insanın bir rüyasıdır uçmak, bulutlar dağlar tepeler falan. Düşününce bile insanın içi hoş oluyor. Sırf bu yüzdendir ki artık erken yatıp erken kalkıyorum. Ne alaka mı? Şimdi bi’ aralar bilmiyorum biliyo musunuz ama sabah yatar akşam kalkar durumda yaşıyordum. Ondan dolayı hiç rüya görmezdim, ya da hatırlamadığım için görmediğimi düşünüyordum. Fakat bu olayı bir düzene soktuktan sonra fark ettim ki geceler pek bi’ atraksiyonlu geçiyor. Uçmalar, bi yerlerden atlama, aksiyon filmlerini aratmayacak tarzda koşturmalar –ki bilmiyorum neyden kaçıyorum geçen banka soyuyordum, valla.- baya iyi geldi bana. Birde utanarak itiraf edeyim rüyamda bir keresinde görünmez olup geziniyordum. Bu da sanırım çok heroes izlemekten kaynaklanıyordu, ama olsun güzeldi.
Yarın sinemaya gitme planları var, gidecek film bulamıyorum. Bakıyorum vizyona bazılarını zaten izledim, bazılarını zaten kaçırdım (mesela “Barda”). Şimdi Jim Carrey’in “23” adlı filmine mi gitsem yoksa “300” adlı filme mi, fantastik filmler bana göre değil bunu da biliyorum. Mesela şu Y(b)üzüklerin Efendisini izlemeye çalıştım bi heyecanla trilogy yapacaktım sözde, sıkıldım kapattım. Karayip Korsanlarınıda o kadar çok beğenmemiştim, sonuç olarak fantastik bana yaramıyor. Ya rastgele birini seçip girmek ya da hiç gitmemek, bunun üzerinde düşüneceğim…
Kenan Doğulu’nun Eurovision şarkısı çıktı, dinledim. Bilmiyorum bi konu hakkında fikrimin olmaması bana dayanılmaz bir sıkıntı versede gerçekten bu şarkı üzerinde kararsız kaldım. Shake it up okey, but şekerim? Hani hiç şekerim olmasa güzel, ama böylede fena değil. Ne biliyim sanki?! Kararsız kaldım işte. Hazır müzikten açılmışken konu (istediğim konuyu açabilirim evet) Mirkelam’cım sana seslenmek istiyorum, Mirkelam abi diyorum hatta. Lütfen artık Asuman Pasuman, Kokoreç tarzı parçaları bıraksan, aynı son albümündeki “Her Dem Her An” , “Martılar Şarkılar Vicdansız” gibi şarkılar yapsan? Hatta “Hatıralar” , “Erenköy” , “Yazık Günah” , “Unutulmaz” gibi parçalarını çok özlüyorum be abi. Duy artık sesimi duy, yapma bana pansuman!
Gripin’de yeni albüm çıkarmış. Tek bir parçasını dinledim, ona takılı kaldım zaten. “Böyle kahpedir Dünya”. Öyle midir değil midir bu beni pek düşündürmüyor ama parçayı beğendim, loopa aldım. Diğer parçalarınıda bundan sıkılınca dinlerim artık, bokunu çıkartana kadar onlarca kez dinleyeceğim bunu. Zaten huyumdur, bi parçayı beğenmeyim illa sıkılana kadar dinlerim. Bir süre geçer, unuturum parçayı sonra tekrar aynı olaylar. Normal gibi…
Mutluluk hormonunu bugün çok salgıladığımdan mıdır nedir, çok uysal bir yazı yazıyorum. Asla! Bakire şebnem(!) misali siyasete girmek gibi bi niyetim yok, bi kere benim neyime siyaset. Şimdi onu bunu bırakıp burdan anagram yapıp konuyu Aydın’ın blogundaki yazıya getirmek istiyorum ama o kadar kelime oyununun içi beni dışı seni yakar. Uzunca bir yazı yazmış blogunda, pas filan atmış. Abicim öyle pas atılmaz bam güm vurmayacaksın ;) Bu Aydınında anlayamıyorum gerçi, ne biçim biri? Kendide anlayamıyordur belki, hani bazı kişiler vardır sohbet edersin tanırsın kafanda bir etiket yapıştırırsın. Bu olaylar Aydın için geçersiz, ya da ben kabiliyetsiz biriyim. Neyse sonuç olarak kendisi geri dönmüş, iyide yapmış. Bunu msnden de söyleyebilirdim, dedim ya garip birisi msnden konuşmuyoruz onunla hehe. Şaka şaka hoş geldin…
Yazıyı kapatmadan önce 1-2 parça öneriyim, yani benim sürekli dinlediklerimden. Olur da ilginizi çeker, daha önce dinlememişsinizdir mesela. Beğenirsiniz beni hatırlarsınız.
Teoman – Sonbahar rüzgarları (Romantik Soundtrack)
Gripin – Böyle Kahpedir Dünya
Deniz Seki – Bu şehre sonbahar geldi (hayret beğendiğim bi şarkısı)
The Beatles – Free as a bird (anlattık hikayesini)
Honeyroot – Falling (hastasıyım)
Mirkelam – Acı ve aşk
Mirkelam – Her dem her an
Mirkelam – Martılar şarkılar vicdansız
Leman Sam - Ayrılık (maziden)
falan filan…

Her insanın bir rüyasıdır uçmak, bulutlar dağlar tepeler falan. Düşününce bile insanın içi hoş oluyor. Sırf bu yüzdendir ki artık erken yatıp erken kalkıyorum. Ne alaka mı? Şimdi bi’ aralar bilmiyorum biliyo musunuz ama sabah yatar akşam kalkar durumda yaşıyordum. Ondan dolayı hiç rüya görmezdim, ya da hatırlamadığım için görmediğimi düşünüyordum. Fakat bu olayı bir düzene soktuktan sonra fark ettim ki geceler pek bi’ atraksiyonlu geçiyor. Uçmalar, bi yerlerden atlama, aksiyon filmlerini aratmayacak tarzda koşturmalar –ki bilmiyorum neyden kaçıyorum geçen banka soyuyordum, valla.- baya iyi geldi bana. Birde utanarak itiraf edeyim rüyamda bir keresinde görünmez olup geziniyordum. Bu da sanırım çok heroes izlemekten kaynaklanıyordu, ama olsun güzeldi.
Yarın sinemaya gitme planları var, gidecek film bulamıyorum. Bakıyorum vizyona bazılarını zaten izledim, bazılarını zaten kaçırdım (mesela “Barda”). Şimdi Jim Carrey’in “23” adlı filmine mi gitsem yoksa “300” adlı filme mi, fantastik filmler bana göre değil bunu da biliyorum. Mesela şu Y(b)üzüklerin Efendisini izlemeye çalıştım bi heyecanla trilogy yapacaktım sözde, sıkıldım kapattım. Karayip Korsanlarınıda o kadar çok beğenmemiştim, sonuç olarak fantastik bana yaramıyor. Ya rastgele birini seçip girmek ya da hiç gitmemek, bunun üzerinde düşüneceğim…
Kenan Doğulu’nun Eurovision şarkısı çıktı, dinledim. Bilmiyorum bi konu hakkında fikrimin olmaması bana dayanılmaz bir sıkıntı versede gerçekten bu şarkı üzerinde kararsız kaldım. Shake it up okey, but şekerim? Hani hiç şekerim olmasa güzel, ama böylede fena değil. Ne biliyim sanki?! Kararsız kaldım işte. Hazır müzikten açılmışken konu (istediğim konuyu açabilirim evet) Mirkelam’cım sana seslenmek istiyorum, Mirkelam abi diyorum hatta. Lütfen artık Asuman Pasuman, Kokoreç tarzı parçaları bıraksan, aynı son albümündeki “Her Dem Her An” , “Martılar Şarkılar Vicdansız” gibi şarkılar yapsan? Hatta “Hatıralar” , “Erenköy” , “Yazık Günah” , “Unutulmaz” gibi parçalarını çok özlüyorum be abi. Duy artık sesimi duy, yapma bana pansuman!
Gripin’de yeni albüm çıkarmış. Tek bir parçasını dinledim, ona takılı kaldım zaten. “Böyle kahpedir Dünya”. Öyle midir değil midir bu beni pek düşündürmüyor ama parçayı beğendim, loopa aldım. Diğer parçalarınıda bundan sıkılınca dinlerim artık, bokunu çıkartana kadar onlarca kez dinleyeceğim bunu. Zaten huyumdur, bi parçayı beğenmeyim illa sıkılana kadar dinlerim. Bir süre geçer, unuturum parçayı sonra tekrar aynı olaylar. Normal gibi…
Mutluluk hormonunu bugün çok salgıladığımdan mıdır nedir, çok uysal bir yazı yazıyorum. Asla! Bakire şebnem(!) misali siyasete girmek gibi bi niyetim yok, bi kere benim neyime siyaset. Şimdi onu bunu bırakıp burdan anagram yapıp konuyu Aydın’ın blogundaki yazıya getirmek istiyorum ama o kadar kelime oyununun içi beni dışı seni yakar. Uzunca bir yazı yazmış blogunda, pas filan atmış. Abicim öyle pas atılmaz bam güm vurmayacaksın ;) Bu Aydınında anlayamıyorum gerçi, ne biçim biri? Kendide anlayamıyordur belki, hani bazı kişiler vardır sohbet edersin tanırsın kafanda bir etiket yapıştırırsın. Bu olaylar Aydın için geçersiz, ya da ben kabiliyetsiz biriyim. Neyse sonuç olarak kendisi geri dönmüş, iyide yapmış. Bunu msnden de söyleyebilirdim, dedim ya garip birisi msnden konuşmuyoruz onunla hehe. Şaka şaka hoş geldin…
Yazıyı kapatmadan önce 1-2 parça öneriyim, yani benim sürekli dinlediklerimden. Olur da ilginizi çeker, daha önce dinlememişsinizdir mesela. Beğenirsiniz beni hatırlarsınız.
Teoman – Sonbahar rüzgarları (Romantik Soundtrack)
Gripin – Böyle Kahpedir Dünya
Deniz Seki – Bu şehre sonbahar geldi (hayret beğendiğim bi şarkısı)
The Beatles – Free as a bird (anlattık hikayesini)
Honeyroot – Falling (hastasıyım)
Mirkelam – Acı ve aşk
Mirkelam – Her dem her an
Mirkelam – Martılar şarkılar vicdansız
Leman Sam - Ayrılık (maziden)
falan filan…

