eFENDy.NET / { gevezeliğimin işe yaradığı tek yer! }

30 Mayıs 2006

Tumer Metin

Yakışmadı, yakıştıramadık. Sabah bi’ anda bu haberi araştırır oldum, balon haber olması dileğimle. Olmadı. Tümer ’in Beşiktaş’ta oynamaması değildi beni üzen, yaptığı ayıptı.

Öncelikle bir video adresi vermek istiyorum bu video son oynanan Beşiktaş – Galatasaray maçında kaydedilmiştir. Adres : http://www.youtube.com/watch?v=-bk5iyxwkLs&search=tumer Burada Numaralı & Tümer arasında karşılıklı “Burası Beşiktaş” tezahüratı yapılmaktadır.

Sezon sonu gelmiş, transferler devam ederken Tümer önceden belirttiği gibi “Türkiye ‘de başka takımda oynamam” demiş içimizi rahatlatmıştır. Gidecekse Ajax’ta, kalacaksa Beşiktaş’ta talipti.

Ne oldu da Fenerbahçe’ye gittin, madem gidecektin neden başka takıma gitmem dedin Tümer? Binlerce kişinin formasında Tümer yazıyorken sen 3 Milyon YTL için bunu nasıl göze aldın? Hatta bana ömrü hayatımda 10 dakika FBTV izlettin, herkesi mahcup bıraktın.

İnan gitmen beni üzmedi, arkandan kötü sözde söyleyemiyorum keşke hiç yapmasaydın Tümer, keşke… Gözümüzden düştün, ne olduğunu gördük. Hakkımızı helal etmiyoruz.





{ sms | s.s.s | © }

'Ekşisözlük'ün esrarı çözüldü!

{ sms | s.s.s | © }

28 Mayıs 2006

[TC] Sanal Vatanseverlik

[TC] - NickHangimize gelmez ki bu mesaj? İlk hatırladığımız kadarıyla 17 Ağustos 2005’de başladı. Akşam üstü suları, bir anda herkesten mesaj. Yanılmıyorsam yazı şöyle idi;
“ 17 Ağustos 1999’da yaşanan büyük deprem sonrası ölenleri rahmetle anıyoruz. Lütfen herkes msn nicklerinin başına (f) gül koysun! Bu Mesajı 10 kişiye…”


Şimdi bu abuk fikri ilk kim çıkartıyor, kim yayıyor anlamıyorum ama, Türkiye’de binlerce kişiye -belki milyonlarcadır, saymadım- nasıl yayılıyor anlamış değilim. Bakıyorsun Mersin’de oturanda koymuş, İstanbul’da oturan da.Bunun bir değişik çeşidi ise nicklerin başına [TC] koymak. Bununda hiçbir anlamı yok oysa ki. [TC] yazınca vatan mı kurtuluyor, yoksa vicdan mı rahatlatılıyor inanın hiçbir fikrim yok.

Tepki göstermeyi seven bir toplumuz, ama niyetlerimiz bir değil…

{ sms | s.s.s | © }

23 Mayıs 2006

Largest Online Stadium!


En nihayetinde artık tribün kültürü sanal ortama da taşındı, nasıl mı?

largestonlinestadium.com 'a üye oluyorsunuz ve bir blok ve tribün numarası seçiyorsunuz ve karekterinizi giydiriyorsunuz, bu kadar basit. Şu an için konuşma diyalogları pek yaşanmasa da yakında neler olacağı belli olmaz. Bazı bölümlerdeki flash oyunlarla zaman geçiriyoruz.

Block J – Tribune 14 ’de yerimizi aldık, resim bölümümüze Beşiktaş armamızı koyduk. Bi’ olay çıkarsa yanımdaki de Beşiktaşlı, dağıtırız!

http://www.largestonlinestadium.com/fan/eFENDy
http://www.largestonlinestadium.com

{ sms | s.s.s | © }

21 Mayıs 2006

Her eve Nutuk

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) isteyen herkese –ücretsiz- Nutuk yollamaktadır.Bunun için yapmanız gereken 0 216 370 1881 ‘i arayarak gerekli bilgileri vermek.Hala evinde olmayan varsa, mutlaka bir adet edinmeli.

İlgili Bağlantı : http://www.add.org.tr/

{ bilgi için Ece B. ’a tekrar teşekkürler. }

{ sms | s.s.s | © }

20 Mayıs 2006

Turk Telekom'un Terbiyesizligi

Efendim, ekşi sözlüğü bilirsiniz. Zaman zaman bazı bilgi içermesi gereken yazılarda bu siteden yardım almaktayız. Bilmeyenler için nedir bu ekşi sözlük? Türkiye’deki gerçekten “elit” bir kesimin yazı yazdığı, geyik yaptığı ve yeri geldiğinde herkese ayar verebildiği bir sitedir. Sadece bu kadar mı? Kesinlikle değil. Yaklaşık 11.000 ‘e gelmiş yazar sayısı, içinde 5-10 kişi hariç hep demokratik şeyler yazar çizer. Yeri geldiğinde geyikte döner tabi ki.

Seviyoruz kendilerini, yazar olmasak ta kayıtlı okur olarak takip ediyoruz. Her zaman doğrular yazılıyor demiştim ya, sanırım bu gerçekten birilerin bir yerlerine batıyor. Öyle olmasa uzun süreden beri yaşanan erişim sorunu olmaz idi.

Nedir bu erişim sorunu? Türk Telekom ’un yaptığı kendi çapında bir engelleme. Kimileri dikkat etmiştir ki http://sozluk.sourtimes.org adresi girmemektedir, önceden sunucu bulunamıyor diyordu, şimdi ise bu site mahkeme kararı ile kapatılmıştır yazıyor. Son günlerde bu yasakları zaten sıkça görüyorduk, ha o zaman neydi olay? Mp3 siteleri gibi yasal olmayan “illegal” siteleri kapatmalarıydı, doğruydu bencede. Belki de sadece o sikik kablolarında çok fazla güvenmedikleri için kapatmışlardı.

Ama bakıyoruz ki ekşi sözlükte illegal adına hiçbir materyal yok. Demokratik bir ortamda, doğruların ve yanlışların yazıldığı mekan. Zaten bu tip yazı yazmayanlar uçuruluyor, demek ki neymiş kapatmaları için herhangi bir sebep bulunmamaktaymış.

Telekomun “bi yerlerinin yemediği için” ekşi sözlüğe erişimi engellemesini kınıyorum!

{

* ek$i sözlüğe ulaşmak için http://84.44.114.44/ ya da http://sourtimes.org adreslerini kullanabilirsiniz.
* ve hatta; http://www.freewebtown.com/kafamgirsin/

}
{ sms | s.s.s | © }

18 Mayıs 2006

Blog Ahalisi Neler Yapiyor?

Alışkın değilsiniz farkındayım, ben öyle bir günlüğü eleştireyim, üstüne yorum yapayım. Havadislerini vereyim. Şu sıralar beni saran bir durum var, tanımadığım kişilerin günlüklerini okumak, çektiği fotoğrafları incelemek, dinlediği şarkıları bilmiyorsam bir yerden edinip dinlemek. Birde arkadaşlarımız var tabi ki onlarınkini de sık sık takip ediyoruz.

Siyahkar hiçbir bok yazmazken, Yns kafayı güvenlik açıkları ile bozadursun. Aydın bize güzel RHCP şarkılarını tanıtsın(Dedesinin iyileşmesi dileklerimle), Sevban css css desin vesaire vesaire.

Böyle akıp gidiyor işte…

Bizde de gelişen şeyler oldu elbet;
• Günlüğümüzün bazı yerleri değişti, düzeltildi ve onarıldı. (17.05.2006)
• Eski yazılardaki soru eklerini ayrı yazmamaktan tutunda -da eklerine kadar tüm hatalar ayıklandı, ama düzeltilmedi. Zamanında dikkat etmiyordum, öylece kalsın.
• Sitenin görünüşünün uzun süre böyle kalmasına karar verdim, elleşmeyim artık. Favori filmlerim, bana mesaj atın, sıkça saçmalanan sorular, telif hakları gibi şeyler ise sağ tarafa taşındı.

Öyle işte...

{ sms | s.s.s | © }

17 Mayıs 2006

Kadin Sarkilari

Levent Yükselin baya bir süre önce çıkardığı bu güzel albüm hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki. Sade, duru, yalın bir albüm olmuş. “Kadın Şarkıları” ismi ilk başta biraz kaba gelse de dinleyince bu fikir kalkıyor. Dinlemeye doyamadığımız şarkıları Levent Yüksel’ den dinlemek belki daha güzel gelebiliyor.

Misal “Dargın Değilim” şarkısı. Daha önce Sertab Erener’ den dinlemiştik, eskiydi kendimizi buluyorduk. Ama Levent Yüksel ’in yorumuyla da mükemmel olmuş. Koy playera art arda 50 kere dinle, o derece. Bu şarkı benim için ayrıca güzeldir (herkes yaşamıştır) çünkü sözleri insanı melankolinin derinliklerine götürür, geri çıkarmaz.

“ Üzgünüm gidenler için, Üzgünüm bitenler için. Sadece üzgünüm, dargın değilim… “

Albümdeki 1-2 parça dışındaki hiçbir parçayı dinlerken sıkılmadım. Mesela bunlardan biri Şebnem Ferah’tan dinlemeye alıştığımız “Deli Kızım Uyan” parçası. Bunun dışında diğer tüm şarkılar daha bir güzel, daha bi’ hoş olmuş.

Seviyorum seni Levent Yüksel, albümlerini eksik etme.
{ sms | s.s.s | © }

14 Mayıs 2006

Sampiyon, Sampuan vesaire

Galatasaraylı arkadaşlarımı (camia değil dikkat edelim arkadaşlarımı) tebrik ediyorum. Ha benim için fark etmiyordu aslında. Ha Galatasaray kazanmış, ha Fenerbahçe. Yoksa fark ediyor muydu?

Ben bugün bir Beşiktaş taraftarı olaraktan takımımın İzmir’de aldığı galibiyetten dolayı kutlarım. Şerefli üçüncü olmak, 16dk uzatma alıp yinede şampiyon olamamaktan iyidir.

{ sms | s.s.s | © }

13 Mayıs 2006

bik bik memur bey

Ne kadar Ray-Ban gözlük takıp hava atan, belli sayı tutturmak için ceza yazan şovanist trafik polisi varsa; A.A.7.C.G.G.S!

{ ~700 YTL ceza ödemek zorunda olunca böyle düşünüyor insan. }
{ sms | s.s.s | © }

06 Mayıs 2006

Besiktas, Tribun ve Digerleri.

3 Mayıs öğleni binmişiz otobüsümüze. İzmir’e yola koyulmuşuz. Yolda makaralar, tekelde molalar, tezahüratlar. Skor tahminleri oynuyoruz kendi aramızda, kimi zaman “durun beyler sesimiz yormayalım daha 90dk bağıracağız” uyarılarıyla kısa susmalar yaşıyor. Ama kim durabilir? Kolay mı Beşiktaş’ımız kötü bir sezon geçirmiş, akabinde türlü sansasyonlar. Bu maçta eğlenilip kupa alınıp gelinmeyecek mi? Kim takar sesi!

Neyse indik stadımıza, arandı üstümüz girdik içeri. Bilenler bilir İzmir Atatürk Olimpiyat stadı tezahürat için elverişli bir yer değil. Sahayla tribünler arasında biraz mesafe var. Ortam süper, stadı yavaş yavaş dolduruyoruz. Karşımızda alabildiğince Fenerbahçeliler var, kendi çaplarında Meksika dalgası filan yapıyorlar. Herkes yerine yerleştikten sonra başlıyor tezahüratlar. Bu arada oyuncular çıkıyor ısınmak için yuhalamalar küfürler. Atmosfer gergin, büyük bir bekleyiş. Oyuncular çağırılıyor tribüne, gelen geliyor gelmeyene surat asılıyor kendi çapımızda. Bakıyoruz ki saat 20:00 olmuş ve maç başlıyor. Bastırıyor kartalımız, atak üstüne atak! Fenerbahçe sönük kalıyor, hakemde gayet düzgün şekilde maçı götürüyor. Beşiktaş tarafında tezahüratlar sürerken (televizyonlar göstermiyor bunları) Fenerbahçe tarafı sadece bizi izliyor. Ve o an, bir atak sırasında çalan düdük! Bakıyoruz serbest vuruş. Kim kullanacak, atar mı atmaz mı derdine düşerken “Tümer Metin” topun başında alıyor yerini. Herkes puslu şekilde kasıyor kendini, ve vuruyor usta sol ayak! GOOOOL! İşte o an hayatınızda 30sn çok hızlı akıyor, bir bakıyorsunuz yerinizden 2-3 koltuk sağa kaymışsınız. Meşaleler yanıyor, taraftar susmuyor..

Derken 2. gol geliyor genç Gökhan Güleç yine Tümer Metin’in asisti ile atıyor golünü, ilk yarı bitiyor. İkinci yarı başlıyor maçta, Tuncay Şanlı maçtan alınıyor, yüzünden düşen bin parça. Kolay mı Tuncay? Başkalarının stadında bir baba hindi kartala bindi demek kolay mı? Neyse maç devam ederken bakıyoruz Beşiktaş’ımız geriye dönük oynuyor, Tigana’ya bakıyoruz bas bas bağırıyor ileri çıkın diye. Yok yok yok! Oyuncular kendi yarılarına çekilmiş gol yemeyi bekliyorlar, derken Alex atıyor, akabinde Mehmet Yozgatlı atıyor skor 2-2 oluyor. Herkes duruyor, bir 5 dakika ses çıkmıyor.

Hassiktir yoksa, yoksa? Maç elden gidiyor mu! Kimse inanamıyor 2-0’dan maç nasıl 2-2’ye gelir? Biz devre arasında maç sonucu için 5-0 derken nasıl 2-2 olur! Biz bunu düşünürken tüm asaleti, endamı ve karizmasıyla Sergen Yalçın giriyor oyuna. Boru mu Sergen Yalçın diyoruz, hiçbir şey yapmasa, sadece bir ufak ara pası, serbest vuruş her şey olur! Maç gidip geliyor ve hakem birden değişiyor, yerli yersiz birçok karar verip maçın kaderiyle oynuyor. Hakem ne oluyor demeye kalmadan 90dakika da bitiyor. Uzatmanın ilk 15. dakikası bitiyor, ikinci uzatma başlıyor ve yine sahnede Tümer Metin!

Maç bitiyor, şöyle bir karşımıza bakıyoruz ki büyük Fenerbahçe taraftarı karşımızda, çoktan gitmişler. Tümer koşuyor maç sonu. Çıkıyor kırmızı platform gibi bir yerin üstüne; zıplıyor, takla atıyor. Tezahürat duymak istiyor ellerini kulaklarına götürüyor, nerde tezahürat dercesine. “Ben istediğimde yaparım” diyor. Koşuyor takım arkadaşlarına, tüm takım kupayla geziyor, siyah – beyaz yapıyoruz…

Ya işte böyle, ligde umudumuz yok ama takımımızın yanındayız. Bu yazıyı asıl yazma sebebim son 2 günde bıkbıkbıkbıkbık öten bazı fenerli taraftarlar içindir. Hakemi satın almışız, yemek yemişler maçtan önce. Tabi canım, siz en son kupayı aldığınızda renkli ekran yoktu renksiz izlemişsinizdir belki töreni.

Beşiktaş Sen Bizim HERŞEYİMİZSİN!

{ sms | s.s.s | © }

05 Mayıs 2006

Temel Icgudum

Yazının giriş kahramanı belli. 46 Yaşına merdiven dayayan; canımız, ciğerimiz, rüyalarımızın prensesi (eskidendi) Sharon Stone ’umuz. Tabi ki “Temel İçgüdü 2”den bahsediyorum. Film kötüymüş, eğlendirmemiş, sürüklememiş. Yalan efendim? Ben zaten Sharon ablamızın bakışları için izlemiştim, beğendim de üstelik. ;) Beğenilmez mi, sahnede üstündeki kürkü çıkarsın sandalyeye koysun yeter. Bu filmden başka bir şey beklemeden izledim, hoş. Ama 3’ünüde çekecekmiş hatta yönetmenliğe “soyunacakmış”. Onu izlemem baştan söyleyeyim!

Öte yandan diğer yeni filmlerimiz “Ice Age 2” ve “Final Destination 3”. Ice Age güldürüyor, eğlendiriyor. “Vay be adamlar yapıyor arkadaş!” dedirtiyor. Son Durak 3’se tam komedi, yine “hepiniz öleceksiniz” olayları devam ediyor, vakit kaybı diyebilirim. Zaten o filmde de geriliyorsanız bünyeniz pek bir hassas derim ;)

Bu ay bir ilk yaptım, ve bir kadın dergisi aldım. Evet evet aldım. Ama neden?
Fethiye’de alışveriş yaparken gözüme dergi bölümünde ne takılsın? Marie Claire! Kapakta kim olabilir? Tabi ki “Meg Ryan”. Yoksa! Geri mi geldi! Derken hemen aldım dergiyi çıktım. Bu kadın dergilerinde genel olarak röportaj, aşk testi beklerken yüzlerce sayfa reklam. Neyse en sonunda buldum Meg Ryan’lı sayfayı, lakin topu topu 3 sayfa yer ayırmışlar, sadece 2-3 adet fotoğraf. Kesmedi işte, gereksiz. Alınmazmış meğer…

{ sms | s.s.s | © }

04 Mayıs 2006

Bir Baba, Bir Kupa!

{ sms | s.s.s | © }

03 Mayıs 2006

geliyoruz!

havadan,karadan,denizden geliyoruz..
istanbul'dan, antalya'dan,hatay'dan..
amsterdam'dan,newyork'dan,münih'ten geliyoruz..
semtimizden,kordondan,tunalı hilmi'den..
şapkamıza,formamıza,bayrağımıza büründük geliyoruz..
sevdamızla,ilkelerimizle,duruşumuzla geliyoruz..
yaşadığınız yalan dünyaya inat..
inancımızla geliyoruz..
vecihiyle,cobarde gallina ile, kadıköy panteri ile geliyoruz..
baba hakkı'yla,şeref bey'le,atom karınca'yla..
küfüre karşı olduğunu söyleyip,
en aşağılık pankartları açan ikiyüzlülere geliyoruz..
ölüm stadı manşetini atan ahlaksızlar sürüsü için geliyoruz..
adalet için..
geliyoruz..
silah kaçakçılarına inat geliyoruz..
vergi kaçırıp sonra affettirenler için geliyoruz..
sözde "adam gibi adam"lara karşı,
"adam gibi adam;atam" diyerek geliyoruz..
iktidar yalakalarına inat geliyoruz..
ruhsatsız stad yapıp,
kara paralarını aklayanlar için geliyoruz..
cenk koray'la, şan öktem'le,yukarıdaki kapalı ile geliyoruz..
sesimizde tertemiz şarkılar,yüreğimizde kor bir sevdayla..
"madımak" diyerek, "eto'o" diyerek "kazım koyuncu" diyerek geliyoruz..
siyahla beyazın buluştuğu yerde doğduk..
beşiktaş'ın evlatlarıydık,binlerce olduk..
şimdi güneş battıktan hemen sonra,
yollara düşüyoruz bugün..
dilimizde bir özdemir asaf şiiri;
" binlerce göz geçiyordu geceden
bir geçiş,bir yola adını çiziyordu
bir yol,bir yalana adını çiziyordu
bir yer,bir saklanışa adını çiziyordu."
ege'nin dağlarını siyaha beyaza boyamak için..
yalanlarınızı silip üzerine adımızı yazmak için..
saklanışlarınızı..
hayattan ve onun doğrularından..
ve onun erdemlerinden uzaklaşışlarınızı..
bir tokat gibi yüzünüze çarpmak için geliyoruz...
yarın şafak söker sökmez oradayız..

geliyoruz...
(ForzaBeşiktaş Forumundan Black-Eagle)
{ sms | s.s.s | © }