Hazır güncel konulara başlamışken, bir durum daha var can sıkan...
Bilindiği üzere Pakistan'da da bir deprem yaşandı, herkes yardıma koştu falan filan. Bugünde TV izleyenler varsa görmüştür. ABC A.ş 200.000USD, XXX Ltd Şti. 100.000USD
çok mu acımasızım, düşüncesizim bilmiyorum.
lakin şunu düşünenler yok mu?
Türkiye'nin açlık sınırı, eğitim düşüklüğü, yardıma muhtaç, çaresiz bekleyen insanlar varken, sırf sen benim şirketim şu kadar para yolluyor, yok Türkiye totalde bilmem kaç milyon dolar yardım yaptı demek için Pakistan'a para yolluyorsan neyin yardımı ki bu?
Lütfen kimse kendini kandırmasın, sen önce kendi vatandaşlarına, ülkene yardım et. Herşeyi düzelttikten sonra diğer yardıma muhtaç insanlara yardımda bulunursun. Daha geçen gün Malatya olayı ortaya çıktı, o durum bile parasızlıktan meydana geliyor. Çok mu haksızım,bilmişim,ukalayım bilmiyorum ki?! burdan bakınca mantıklısı böyle gözüküyorda..
UMUT @ saat 21:45 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
Son günlerde basında yer alan, videolarını izlemeye dayanamadığım bu olay hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki.
Halbuki daha öncede biliyordum bunları, bence bilmeyen yoktu. Hatırlarım taa ne zaman Uğur Dündar Arena programı ile buna benzer bi' olayı çıkartmıştı. Bugün izlediğim bir programda bir Dr. Bayan çok güzel bir cümle sarfetti. "Bu tür olaylara karşı çok hassasıs,üzülüyoruz. Ama çok kısa sürede de unutuyoruz." Aynen böyle işte..
Sen bu çocukları cahil, Allah inancı olmayan 2-3 faişeden beter insana bırakırsan olacağı budur. 2 kişi tutuklanmış, hapse atılmış... Misal idam edilmiş ne değişecek? Kafaları anüslerine sokulsa ne olacak? Bu devletin atadığı müfettişler, müdürler ne bok yiyor sormadan edemiyorum.
Bir ülkede, daha o yaştaki çocuklara bu tür şiddeti öğretirsen yarın bir gün o seni baltayla doğrar, yeri gelir tinerci olur sokaklarda büyür. En sonunda suçlu olarak tekrar içeri alırsın.
ha bunu kime diyoruz? "ülkesini pazarlamakla yükümlü" adama mı?
UMUT @ saat 22:03 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
(çocukluktan kalma bir takıntı)
karanlıkta odamda tavana bakarken, özellikle bir yere odaklanınca diğer tarafların git gide karardığını, 3 saniye sonra ise hiç bir şeyin gözükmediğini bilir, dener dururum.
sizde denemiş miydiniz?!
UMUT @ saat 21:54 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
grip oldum, bilindik belirtiler işte.
belki kuş gribidir, son günlerde tavuk yedim 1-2 kere ama?
Allah sonumuzu hayır etsin.
Âmin.
UMUT @ saat 11:17 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
benim için n'apardın?
amuda mı kalkardın?
inek mi sağardın?
amannn boşver bunları sen,
yapta bi' göreyim ben?!
omzumda ağlar mıydın?
maça gelir miydin?
öperek uyandırır mıydın?
amann ne bileyim ben!
yaparsın bir gün görürüm ben ;)
(üstüme çok gelme mutluyum ben)
UMUT @ saat 15:05 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
her an değişebilen bi' hayatımın yeni seyahatlerinden biri..
Çarşamba sabahı(13.00-uykusuzdum) Perşembe gecesi uçakla İstanbula gideceğimi öğrenmiştim. Bizim Ege bey'i İstanbula götürmek için..
Velhasıl kelâm, indim gece İstanbul'a, yorgun değildim. saolsun arkadaşım Onur'la buluştuk. Bilir İstanbul sevgimi, aldı götürdü beni Üsküdar sahiline. En son ilkbaharda ben İstanbul da iken bi sabah haremden çıkınca yürümüştüm sahile. Oralarda ki bir büfeye oturduk. Karşımda kız kulesi, köprü.. daha ne ister insan? etrafta Yıldız Tilbe'den sonra "hey sexy lady" çalsa dahi o tadı kaçırabilir mi?
Ertesi gün Nişantaşından başladık gezmeye.
Şişli - Nişantası vesaire. Akşam olunca bağdat caddesi(ögh) üzerinden Göztepede ki kalacağımız yere ulaştık işte. böylece 3 gün akıp gitti. Bakırköy,Bostancı,Kadıköy,Göztepe,Erenköy,Şişli,Nişantaşı,Taksim,İstiklâl.. gezmek için gitsem bu kadar gezemezdim heralde. Bugün ki maça gidemedim çok pişmandım ama izleyip geldim az önce kahroldum yine. ;)
nitekim mutlu döndüm herşey yolunda..
artık 6 ay İstanbul lafı yok ;)
ah birde şu evime haftaya dönsem?!
UMUT @ saat 22:18 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
bir zeka oyunu olmakla beraber insanı katil edebilir ;) hurafelere göre Japonyada sadece bu oyunu bitirenleri işe alıyolarmış. (büyük yalan ötesi)
http://freeweb.siol.net/danej/riverIQGame.swf
üstteki linkten oyunu oynayabilirsiniz. Ama ermm bu japonca diyosanız en sağdakine tıklamanız kâfi.oyunda ki amaç ise; tüm kişileri karşıya geçirmeniz gerekmekte. kurallarsa gayet basit. çizgili elbiseli hırsız sadece polisle, baba sadece çocuklarla, anne sadece kızlarıyla yada kocasıyla karşıya geçiyor. oynadıkça çözersiniz zaten ;) cevaplarını çook merak eden olursa ilerde bi' gün yazarım buraya.
bol şans!
UMUT @ saat 15:23 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
Çalışmayı, gecenin 3'ünde iş performansını zirveye taşıma yemeğinde (adı başka bi' şeydi ama bu daha makbul) tekneden suya atılmayı saymazsak zevkli. Birde olaya "idareten çalışıyorum" fikri eklenince pek bi' güzel oluyor. Şirketteki çalışanların çoğunun fenerbahçe'yi tutması da (patrondan ötürü olabilir) bazen eğlenceli gelebiliyor.
Şu ana kadar bağlanan telefonları "-kim o?" diye açmadım. Bilgisayarın sinirlenip klavyesinide kırmadım. e daha ne olsun?
velhasıl kelam, iş Dünyası beni sardı sanırım.
UMUT @ saat 18:17 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
Oturum Açmanı Bekledim
sana karşı hep çevrimiçiydim
ellere karşı mütemadiyen away
boru değil dört saat dile kolay
msnde oturum açmanı bekledim
sensiz alınan winkslerin tadı yok
moodslar coşmuş, ucu bucağı yok
senin nudgelerin sanki elektro şok
tüm gece oturum açmanı bekledim
gece boyu bilgisayar başında pinekledim
online badileri contact listime ekledim
seviyo bu çocuk beni diye kendimi kekledim
azim üzeri sabırla oturum açmanı bekledim
ek$i sözlük @ nükleer başlıklı kız
harika bir post modern şiir olmuş ;)
UMUT @ saat 12:40 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
UMUT @ saat 17:10 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
Dün işten çıkıp doğruca Beşiktaş maçını izlemeye gitmiştim. Elektriklerin gidip gelmesi dışında herşey güzeldi. sonra eve gidip bir süre takılıp dışarı çıktım.yine sıradan bir gece beni bekliyordu, ama bu sefer biraz kafa dinlemek zorunda kaldım. evden playerımı alıp gittim uzaklara, kimselerin olmadığı; sakin yerlere..
Sezen söylüyordu yine; vucudu titreten sesi ve sözleri, beyindeki dengeyi sağlayan sıvıyı bile sallıyordu.
Anladım sonu yok yalnızlığın
Hergün çoğalacak
Her zaman böyle miydi bilmiyorum
Sanki dokunulmazdı çocukken ağlamak
Alışır her insan, alışır zamanla kırılıp incinmeye
Çünkü olağan yıkılıp yıkılıp yeniden ayağa kalkmak
Yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte
Acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette
Bekliyorum bekliyorum bekliyorum
Hadi gelin üstüme korkmuyorum
Yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte
Acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette
Bekliyorum bekliyorum bekliyorum
Hadi gelin üstüme korkmuyorum
Bulutlar yüklü ha yağdı ha yağacak üstümüze hasret
Yokluğunla ben başbaşayız nihayet
Bulutlar yüklü ha yağdı ha yağacak üstümüze hasret
Yokluğunla ben başbaşayız nihayet
Yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte
Acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette
Bekliyorum bekliyorum bekliyorum
Hadi gelin üstüme korkmuyorum
Yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte
Acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette
Bekliyorum bekliyorum bekliyorum
Hadi gelin üstüme korkmuyorum
yalnızdım evet, yanımda yalnızlık bile yoktu.sadece "o" mu? hayır hayır..
özleyeceğim biri, o olmayan birinin hatıraları, cümleleri, sesi hiç bi şey yoktu. bir zamanlar yalanlarımız güzeldi, inanması zevkliydi.yine o zamanlar çalışıp kaybetmiş, koşup yorulmuştuk.Artık sever gibi yapmak için çok geçti..
Yıldızlara daldım, daha önce bu kadar yakın duruyorlarmıydı bilmiyorum. Genelde çok fazla yıldız kayması gördüğümde söylenemez. Ama dün gece büyük bir meteor gördüm, akıp gitti.. Kaybettiğim büyük UMUT'larım gibi..
Biraz yürüdüm, etrafımda birkaç adam ve şarapcı dışında pek bi' şey yoktu. Kenti dinlemek istedim, sadece kenti. O bile neredeyse terkedecekti beni, belkide çoktan terketmişti o da kandırıyordu beni. bilemiyorum.. Sahili izlerken içkinin verdiği hafif sarsıntı ile karşı taraftaki ışıklar gözümü çok alıyordu. Sonra bir deniz fenerine kitlendim, uzun süre gözümü kırpmadan izledim. O fener bile bir süre sonra yanıp sönmeyi bıraktı.. Birden aklıma çocukken izlediğim "Uçurtmayı Vurmasınlar" filmi geldi, ah ah.. üzüldüğüm şeyi bi' bilsem.
işte öyle bi' şey.
UMUT @ saat 16:31 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }
Gamze Özçelik'e Uzanan Eller Kırılsın;D komik olmuş.
-
UMUT @ saat 16:53 civarlarında karalamış, vay be!
{ sms | s.s.s | © }