eFENDy.NET / { gevezeliğimin işe yaradığı tek yer! }

23 Temmuz 2007

no surprises please...

A heart that's full up like a landfill,
a job that slowly kills you,
bruises that won't heal.
You look so tired-unhappy,
bring down the government,
they don't, they don't speak for us.
I'll take a quiet life,
a handshake of carbon monoxide,

with no alarms and no surprises,
no alarms and no surprises,
no alarms and no surprises,
silent...
silent...

This is my final fit,
my final bellyache,
with no alarms and no surprises,
no alarms and no surprises,
no alarms and no surprises please...

Such a pretty house
and such a pretty garden...

No alarms and no surprises,
no alarms and no surprises,
no alarms and no surprises,
please...

{ sms | s.s.s | © }

11 Temmuz 2007

Gencligin Katili - 1

Sigaramı yakıp başlıyorum geçmişi kaleme almaya…

Senelerden 1998, aylardan yamulmuyorsam Ekim. Okuldan gelmişim, odamda bilgisayarımı gördüm. O güne dek internet cafelerde veya tanıdıkların şirketlerde yarım yamalak kullandığım alet karşımdaydı. Sanırım açık değildi, açtım. Bir ses gelmeye başladı hoparlörden ; “merhaba umut iyi günler, yeni bilgisayarın hayırlı olsun, güle güle kullan.”

Bu ses dosyası ile açmıştım bilgisayarımı, Windows 98 temam sanırım pumalı bir şeydi. İşte böyle başlamıştı ilk bilgisayarımla tanışmam. Sandığımdan eğlenceli olmayan kısımları da vardı. O ses dosyasını tam 2-3 ay boyunca her açılışta dinledim, keza başlangıç denen şeyi o kadar iyi bulamamıştım. O süreler bol bol ekran koruyucusu izler, arkadaşlardan aldığım oyunları denerdim.

İnternetle ilk tanışmamı da hatırlıyorum, ama bu evdeki bilgisayarımda olmamıştı. Okuldan kaçtığım bir gün internet cafede iyi para ödeyerek girmiştim. Hangi siteye girip ne yaptığımı hatırlamıyorum tabi. Neyse evdekiyle devam edeyim, mynet.com.tr müptelası biriydim. Bunun yanı sıra bildiğim ve gördüğüm bütün tv kanallarının ve gazetelerin web sitelerine girer, “oo haberleride okuyabiliyormuşuz” diye sevinirdim. İlk internet servis sağlayacağım veezy gibi bir şeydi, vestelin iştirakı. Gün geçtikçe anlıyordum ki ilk başlarda çok kazıklar yemişim. İlk bilgisayar fiyatı, bu veezy paketine ödediğim paralar vesaire. Kullandıkça öğrenmeye başlamıştım bir şeyler, tabi internet serüvenlerim de devam ediyordu.

Veezy’nin sohbet odalarında chat nedir onu öğrendikten sonra, irc hayatına atılmaya başlamıştım. Bir dönem abuk subuk mirc scriptlerle sohbet ediyordum, onu bunu kandırıyordum aklımca. Sonra icq kurtmuştum vakti geldiğinde, ne olduğunu tam bilmeden. O sıralar birde şu huyum vardı ki lanet olsun, bütün dergi cdlerindeki programları kurardım.

Bir gün hiç unutmam icq garip bi ses çıkardı, Fatih nickname’li birinden mesaj geldi. Icq’da tanıştığım ilk kişi Fatih’tir. Fatih borsacıydı ve yine hiç unutmam o sıralar İstanbul’da çok kar yağdığı için mahsur kalmıştı ofisinde. Onunla tam anımsayamasam da güzel bir sohbet etmiştik sanırım.

Gelecek bölüm : Web, Irc ve diğerleri...

{ sms | s.s.s | © }

24 Haziran 2007

Kabus Dedikleri…

Güzel bir duman konseri sonrası 03.00 sularında uyumuştum.
Susuzluğun verdiği etki ile bütün “susuzluk” rüyalarını gördüm, uyanamadım.
Kan ter içinde 04.45 civarında uyandım, susuzluktan ölmek üzereydim.
Olay bu ya, evde 1 damla su yok.
Aslında biraz araştırmayla 2-3 yudum su bulabildim.
Yetmedi, su satan bekçimize indim,
Son suyu bilmem kaç numaralı daireye sattığını söyledi.
Çıldırmak üzereydim, yine eve çıktım.
Dolapta soğuk bir armut buldum, yedim. Hatta yemedim yuttum.
Nafile…
Üşenmekle olmuyor, açık dükkan aramaya başladım.
Yaşadağım semte sokayım, bir tane yakında açık market bulamadım.
Yılmadım yürüdüm de yürüdüm.
Sadece yürürken 1lt su kaybettim.
En sonunda fırında su buldum.
Fırında çalışan çocuktan 2 adet 1,5 lt su aldım, ona bu suyu bulmak için neler çektiğimi anlattım.
Boxerla çıktığımdan durumu anlamış, suları teslim etmişti.
Evet şimdi 1,5 lt suların biri bitti, diğerini sanırım içemeyeceğim.
Yatağa yattığımda da sola dönersem karnımdan “glup glup” sesler çıkacak, biliyorum.
Bir daha susuz kalmamak dileğiyle…

( unutma!! yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. yarın su al. )

{ sms | s.s.s | © }

21 Haziran 2007

ilahi muneccim

Ne zaman “hangi siteye girsem ya, aman birde falıma bakayım kaç haftadır bakmadım bi şeyle tutar belki” desem o gün fallar tutuyor. Acaba fallar inanılası bir şeyler mi? Nedir yani bu şimdi. 10da 9 diyoruz ve sıradaki rüküşümüze geçiyoruz…

21 Haziran 2007 - Bugün

Yeni bir iş teklifiyle karşılaşabilirsiniz. Birkaç işi de bir arada yapmak zorunda kalabilirsiniz. Bazı sürprizler sizi bekliyor olabilir. Bunlar genelde olumlu sürprizler ve duyduğunuzda hoşunuza gidecek olan gelişmeler. Parasal konularınızın çözümü vereceğiniz kararlara bağlı. Böylece toplum yaşamına ve aşka epey zaman kalacak. Duygusal yaşantınız da bu yüzden hareketlenebilir. Tatil planları yapabileceksiniz. Bu da size iyi gelecek. Fakat gece hayatından uzak durmaya çalışın. Bu sizin sağlığınızı hiç de iyi etkilemiyor.


{ sms | s.s.s | © }

19 Haziran 2007

alternatif tedavi

Yatıyorum ben, sol tarafa doğru yatacağım ki kolum uyuşsun. Kolum uyuşsun ki rahatsız uyuyayım. Rahatsız uyuyayım ki ne tam uyanayım ne de tam uyuyabileyim. Ne tamken uçabiliyorum ben rüyamda. Uçabiliyorken gezicem dört bir yanı. Gezerken saçmalayacağım iyice. İyice gezeceğim ki sabah uykusuz kalkmamın bir sebebi olsun. Sebebi olurken ben niye boş yazmaya başladım bu sıralar onuda öğreneceğim. Bu sıralar…

{ sms | s.s.s | © }

iste o an, hayallerimin yikildigi andir.

umutokyofff

Vay anasını diyesi geliyor insanın sayın seyirciler. Sen kalk, bu kış kıçını sıkıp Tokyo’ya gitmek ya da interrail yapmayı düşün. Kur sitelerinden ytl/japon yeni çevirmeleri falan yap. Bütçeni belirle, birde ne göresin? Sadece Tokyo’ya gidiş 7.000 küsür YTL. Yok artık!

Şu konuyu bugün okuyunca daha da gaza gelmiştim, çok fena gaz yapmış olacaktı ki her şey düşünüyordum. Ta ki kafam dank etti, thy’den birde uçak bilet fiyatlarına bakayım derken şok yaşadım. Bak sinirden düzgün cümle bile kuramıyorum, tamam derin nefes; özne tümleç yüklem.

Hayaller işte, aman neyse.

{ sms | s.s.s | © }

16 Haziran 2007

oss 2007

şimdi arayanlar hatırlattıda, öss için bana başarılar diliyorlar. bende kendime diliyorum. bu sene gideceğim yer belli, zamanı gelince söylerim. öptüm

{ sms | s.s.s | © }

evet, ben bir endorfin bagimlisiyim.

Koşmak…

Ergenliği atlattığımdan sonra bir kez deneyip tam anlamıyla bayıldığım aktivite. Oysa toyluğuma gelmemiş olsaydı da o zamanlar şimdi bağımlısı olduğum endorfinime kavuşsaydım.

Son 5 gündür akşamüstleri koşmaya başladım. Aslında buraya yazmayı ilk gün düşündüm, sonra dedim yine bırakırsam bir daha bloga uğramaya yüzüm olmaz. Şimdi ise kendime güvenerek yazıyorum, evet ben bir endorfin bağımlısıyım.

İlk gün koşarken daha doğrusu koşmuyorken pistte sadece hızlı yürüyüş yaptım. Pist demişken, bildiğin büyük park işte. Bu büyük parkta ben işe giderken koşan/yürüyen insanları zaten görüyordum. Neyim eksikti? İş çıkışları başlamıştım bende koşmaya.

Biraz önce tam 8 tur attım o parkın çevresinde. Koşan bir elemandan aldığım bilgilere göre parkın çevresi 1.200mt imiş. (1.2km yazınca kısa geliyor, üzülüyorum) Doya doya endorfin tattım, sinir ve stressten kurtuldum. Sadece canım istediği için koşuyorum artık ve koşarken kendi monologlarımda boğuluyorum. Öneririm...

(bilinç akışı tekniğiyle bloga yazı yazmak, part 1)

{ sms | s.s.s | © }

06 Haziran 2007

demo bi parca

Gün geçmiyor ki yeni bir parça keşfetmeyeyim dostlar. Öylesine denk geldi ama sözleri oldukça güzel. Sözler tanıdık gelsede biraz araştırdım bulamadım. Dinleyin bakalım demo olduğunu kavrayıp sevebilme ihtimaliniz oldukça yüksek.

Parça adı : Bilinmiyor
Söyleyen : Adını biliyorum ama emin olmadığım için yazmayayım.
Tür : Demo

Sözleri:
Belki dönmem işte bu yüzden sana,
Birkaç kelime söylemek zorundayım.
Ben aslında seni,
senin sandığın gibi,
seni sevmez değilim,
senin için deliydim...

Belki şimdi, beni eskisi gibi,
eskisinden daha da az
belki hiç sevmiyorsun.
İlk defa bu şehire, pişmanım geldiğime
çünkü bunları sana çok zamansız söyledim.
Olsun ama olsun,
inan mutsuz değilim.
Şu an tek bildiğim,
biraz huzur bulduğum...

Download: Rapidshare

{ sms | s.s.s | © }

24 Mayıs 2007

lost!

sevgili blog,
şu an şuursuz modunda yazı yazıyorum.
lost 3.sezon bitti.
sabah indirdim az önce bitirdim 1,5saatlik finali.
yok böyle bir şey ?!
şubat 2008'e kadar beklenir mi be beklenir mi!
off blog of!
lanet olsun.
bir bölümde bu kadar çok şey yaşanır mı.
en kısa sürede unutup tekrar izleyeceğim

late
fate
hate
lost

{ sms | s.s.s | © }